
mandehan the great sorcerer.. xD
canım frp çekti.. yolda yazdım bir şeyler..
“Ilık bir akşam üstü, güneş; uzaktaki tepelerin üzerindeki ağaçları koyu kızıllığın yansımalarını saçacakları, sıcaklığını hissedecekleri son bir kaç dakikanın kaldığını belirtircesine yerini büyük hızla karanlığa bırakmaktaydı.. Onu şehire götüren yoldan ayrıldığını geç fark etmişti ve herhangi bir ayrım olup olmadığını bulmak için aceleyle ilerlediğini, etrafına bakındığını fark ettikten biraz sonra gelen sesle irkildi..
-Dur!!
Bir kadın.. Batıda yolunu kesmiş duruyordu.. Elini güneşe siper ederek sesin sahibini görmeye çalıştı.. Kılıcı elinde tehditkar biçimde yaklaşan dişiye;
-”Şehre ulaşmaya çalışıyordum sanırım yardımcı olamazsın?” dedi.
-Sanırım!
Yanıtını beklemeden kollarını yana salmış ve sağ elinin yüzük ve orta parmaklarını birleştirdiği halde konsantre olmaya başlamıştı bile..
-Kuvvetli biri sayılmazsın yabancı.. Köle pazarında değerinin olacağını sanmıyorum.. Bakalım ceplerinde neler var.. Ani bir hareketinde kılıcımı hissedersin.. Şimdi ellerini kaldır..
Yapmak istediğinin ne olduğuna hemen hemen karar vermiş olan Mandehan yavaşça ellerini kaldırdı.. Kız ceplerini karıştırmak üzereyken sözler de aklında tamamlanmıştı..
-Ar sali nu amen!
Ve kıza dokundu.. Kız son haliyle donmuş olarak kaldı.. Sersemlik halinden kurtulması uzun sürmezdi.. O yüzden kaçmalıydı.. Ama tam yeltendiği sırada arkasından gelen darbeyle yere yığıldı.. Sırt üstü dönerken başka biri ona sesleniyordu.
-Yavaş ol büyü kullanıcısı.. Üzerine doğrultulmuş oklarıyla hazır bekleyen iki adamım var.. Yavaşça ayağa kalk ve ellerinin bağlanmasına izin ver..
Ayağa kalktı.. Söylenenleri yaparken de sesin sahibini inceledi.. Ormandaki kadın grubundan söz edildiğini duymuştu iki gün önce kaldığı handa.. Geçen insanları soyduklarını, güçlü kuvvetlileri de köle pazarında sattıklarını hatırlar gibiydi..
Fakat bilmediği ne kadar çekici olduklarıydı.. Kahverengi saçlı, yüzüyle orantılı küçük bir burun, hafif kısık gözleriyle ifadesiz kendini süzen bir kadın.. Elini serbest bıraktığı kılıcının kabzasında tutmuş onu izliyordu.. Deri kıyafeti vücudunu sarmış tüm hatlarını ortaya çıkartmıştı.. Böyle bir varlıktan etkilenmeyen yaratık olamayacağını düşündü Mandehan..
-Bir büyü kullanıcısı.. İyi para edebilir.. Ama onu önce köye götürün! Karanlık çöktü.. Gözlerini bağlayın! diye diğerlerine emir verdi..
Karşı koymadan emrin yerine getirilmesine izin vermesinin tek nedeni vardı.. O yüze olabildiğince çok bakmak isteği.. Başına çuval geçirilmeden önce kadının gözleriyle birleşti onunkiler.. Ama ifadesiz bu bakışta bir değerinin olmadığını fark edince içinde bir burukluk hissetti.. Esir alınmış olmasıyla bir sorunu yoktu istediği her an gidebileceğini biliyordu nasılsa.. Şu an istediği kadının kendiydi.. Böyle bir güzelliğin kim olduğunu öğrenmeye değer..” diye düşünüyordu..
ve uykum geldi.. bir yere gider mi bilmiyorum bu hikaye.. belki yazarım dursun burada..
,etnikbarzo..
sıkılhan kategorisinde yayınlandı
Etiketler: chain lightning, cleric, d&d, daze, dm, ejderha mızrağı, fighter, fireball, fly, frp, invisible, karanlıkdiyar, lotr, paladin, sorcerer, wizard, yüzüklerin efendisi